Burçlara göre 2009 saç rehberi
19/1/2009 · Kategori: KADINLARIN HAYALLERI

Koç: Aktif, cesur ve bilinçlisiniz. Duygularınızı olduğu gibi belli ediyor, kısıtlamalara gelemiyorsunuz. Saç modelinizin ise sizi engellemesine tahammülünüz yok. Pratik, kısa saç kesimi tam size göre. Uzun saçlı Koç kadınları, saçlarını mutlaka geriye tarar ve at kuyruğu şeklinde bağlar. Düzgün görünümlü bir at kuyruğu için saçınız nemli iken pürüzsüzleştirici saç kremi uygulayınız.
Boğa: İnatçı, güvenilir ve sabırlı kişiliğiniz var. Güzelliğiniz, cazibeniz ve tüm kadınsı özelliklerinize karşı ayaklarını yere sıkı sıkı basan bir yapıya sahipsiniz. Bu nedenle, fazla abartılı saç modellerini kendinize asla yakıştıramazsınız. Doğal görünümlü saçlar daha çok hoşunuza gider.
İkizler: Çevrenizle son derece kolay ilişki kuruyorsunuz. Can sıkıntısı size çok yabancı. Aşırı düzene yatkın olmamanız, komplike saç modellerinden hoşlanmamanıza neden oluyor. Sürekli kontrol edilmesi gerekmeyen, doğal haline bırakılmış saçlar size daha uygun.
Yengeç: Son derece duygusal ve idealist bir yapıya sahipsiniz. Ayrıca mesafeli bir insan olduğunuzdan herkesin size kolayca yaklaşmasına izin vermezsiniz. Bu yüzden, yerine göre gözlerinizdeki anlamı çevrenizden gizleyebilmeniz için uzun saçlarınız olmalı.
Aslan: Herkesin sevgilisi olarak, yaşamı dolu dizgin yaşıyorsunuz. Dişi aslanın asaletine sahip olmanıza rağmen yine de kibar bir saç modeli size uygun değil. Burçların kraliçesi olarak herkesin size hayranlık duyması şart. Bu yüzden, gösterişli saçlardan ve çarpıcı, cesaret isteyen son moda değişik renklerden korkmayın.
Başak: Dakik bir insansınız. Hatta size mükemmeliyetçi bile denilebilir. Dağınıklığın hiçbir türüne dayanamazsınız. Bu yüzden saçlarınızın özenle taranmış olması şart. Saçlarınıza düzenli bir görünüm vermek için saç spreyi ve briyantin kullanın.
| Terazi: Cazibeli ve esprili olmak sizin en temel özelliğiniz. Ayrıca uyum ve estetik konusunda da son derece duyarlısınız. Tıpkı aslan kadını gibi, sizde lüksten çok hoşlanıyorsunuz. Yeter ki fazla dikkat çekici olmasın. Bu nedenle size sade ve şık saç modellerini tavsiye ederiz. Akrep: Burçlar arasında akrep kadını kadar ne istediğini bilen ve hedefe kilitlenen bir burç daha yoktur. Dışarıdan bakıldığında sakin ve soğuk görünürsünüz. Buna bağlı olarak mükemmel şekillendirilmiş saçlar ve her zaman bakımlı olmak tipik özelliklerinizdir. Saç modellerinizin daha yumuşak ve feminen olmasını sağlayın. Bu tür saçlar size daha çok yakışacaktır. Yay: Bağımsız karakteriniz sizin tipik özelliğiniz. Ani kararlar alabiliyor, maceradan hoşlanıyorsunuz. Jöle, sprey türü saç şekillenme ürünlerinden pek hoşlanmadığınız için yumuşakça dökülen saç modeli kullanmanızdan ve saçınıza pürüzsüzleştirici saç kremi gibi daha yumuşak formüllü ve doğal görünüm veren şekillendiricilerle şekil vermenizde fayda var. Oğlak: Kıvrak espri anlayışınız ve ortama uyumunuz sayesinde en zor durumlardan bile yüzünüzün akıyla sıyrılabilirsiniz. her konuda olduğu gibi saç konusunda da sağlamcısınız. Bu yüzden saçınızın bozulmasını önleyen ve her telin yerli yerinde durmasını sağlayan sprey ve jöle gibi şekillendiriciler kullanın. Kova: Etrafınızda olup biten her şeyle ilgili ve son derece ateşlisiniz. Sürekli yeni fikirler peşindesiniz. Bu durumda, karmaşık saç modellerine ayıracak zamanınız da yok. Ancak, o doğal ışıltınızı yitirmemeniz için saç bakımınıza da özen gösterin. Kişisel saç bakımınıza uygun ürünleri kullanmayı ihmal etmeyin. Balık: Romantik ve güçlü sezgilere sahip bir insansınız. Yaşamda duyarlı ve duygulu hareketlerle ilerliyorsunuz. Saçlarınız da sizin gibi duyarlı olduğundan boya ve perma gibi kimyasal uygulamalardan uzak durun. Bitkisel boyalar ve alkol oranı düşük şekillendiriciler kullanmaya özen gösterin. |
TEK SUÇLU BENİM
11/1/2009 · Kategori: KADINLARIN HAYALLERI
TEK SUÇLU BENİM
zaman içinde yaşlanan bir kalp taşıyorum...bedenimden daha
yaşlıyım...bunu anlıyorum.çok yorgunum artık...bu bitmeyen
hayat savaşı beni her gün daha çok yoruyor , ve artık
dayanacak gücüm kalmadığını görüyorum...ama savaşmak
zorundayım...ben ki yıllarca her şeye dayanan güçlü bir
kadınım..öyle ki kimsenin bana yaklaşamağı deli bir
kadınım...erkek ellerim narinliği ne zaman görücek diye
hayallerle geçirdiğim savaşların içinde hep ellerimin kadın
olacağı günü bekledim...hala daha beklemem se hayata güç
veriyor sanki...bunu düşünüyorum şimdilerde..ben hayal
kurdukça o engelliyor...evet biliyorum önce savaşı kazan sonra
mutlu ol...hayallerini al....ama çok yorgunum artık çokkk...
hayat felsefem:artık geçerli değil.ben mutsuzca büyüdüm...kendi kendine...sadece yalnız oyunlarımda gülerdim ...hayali arkadaşlarımla mutlu olurdum...gerçek oyun arkadaşlarımıysa
hep yönetirdim..yaşıtlarım benim gibi değildi...oyunlar
mükemmel olmalıydı ve ben ne istersem o olucaktı oyunda...ve
ben mutlu edilmeye izin vermedim...
ben insanları mutlu ederek mutlu olabilmeyi tercih
ettim...sevdiğim insanları mutlu ettiğimde bende mutlu
oluyordum...onlar gülmeliydi..onları ne kadar çok sevdiğimi
hissettirmeliydim...aslında ben hep istediği verdim . verirken de
hep bir gün karşılığını alacağımı düşündüm...bir gün mutlaka
benide onlar mutlu ediceklerdi...
şimdi anladım:
yaşım 28 ...bu zamana kadar ben hiç mutlu edilmedim...kimse
benim onu sevdiğim kadar beni sevmedi...benim gösterdiğim
kadar değer görmedim...şimdi anlıyorum...ben bensiz hiç mutlu
edilmedim...benim savaşım gerçek mutluluktu...ben hayatla
bunun için savaştım...
çok sevdim:
herkezi, herşeyi
,hayatı,acıyı,sevdayı,ayrılığı,özlemi,hasreti,beklemeyi,insanları
,HERŞEYİ çok sevdim...ben hep aynı sevilmek istedim...barış
olsun huzur olsun istedim...sevdiklerim açken ben tok
olmadım...kimseyi yalnız bırakmadım...herkeze yetiştim...çok
sevdim...çünkü çok sevilmek istedim...ama o sevgi sadece
bana özelmiş. kimse beni benim kadar
sevemezmiş...sevmediklerini anladığımda gördüm...ilgi
bekledim.anlayış bekledim..düşünüldüğümü bilmek
isterdim...ben ağlarken göz yaşlarımı hiç sildirmedim...çünkü
ben hep yalnız ağladım...bunu şimdi anladım...
öyle güçlenmişim ki bu hayat savaşında...ben kimseye boyun
bükmedim..hep verirken ; hiç istediğimi söylemedim...kimse
benim de sevgiye ilgiye ihtiyacım olduğunu anlamadı...sebeb se
bendim...benim gücüm...öyle kalkanlarla sarmışım ki bedenimi
öyle kuşanmış ki kalbim...kimse kırmasın diye:
benim de muhtaçladığımı kimse bilmedi...
oysa sevgisiz büyütülen ben: babamdan tek hatırladığım
yediğim dayaklardı.bir kere anneme sarıldığımı hatırlamadan
büyüdüm ben.yaşım 28:bir kere babama sarılmadım
ben:eskiden koltukta uyur numarası yapardım ;babam beni
kucağına alsın diye.kızardı beni taşırken kucağında
duyardım,ama olsun babam beni kucağına aldı diye kendimi
mutlu ederdim...annem beni sevsin diye ona yardım eder evde
her şeyi yapmaya çalışırdım.oysa onun bana ayıracak hiç
zamanı olmadı.oda hep çalışmak zorundaydı..işinin bittiği
zamanlarda komşularda alırdık soluğu ve annnem hep dert
yanardı...beni hiç görmedi hiç...
18 yaşıma geldiğimde yandı kalbim...yanmakta güzel
sandım...bu sefer gerçekten mutlu olacağıma inandım...ama o
da olmadı...insanlarda gördüğüm mutluluğu ben hiç
yaşamadım...
şimdiyse her şeyi çok iyi anlıyorum...ve tek tek herkezi bilerek
kaybediyorum hayatımda...herkez sınava tabi :farkında değiller
evet biliyorum.ama gördüklerim hep aynı.ben artık beni
düşünmeyeni düşünmüyorum...
kendi haline kalsın dünyam...
ve ben artık mutlu edilmeden mutlu olmayacağım.sahte
gülmeyeceğim.kimseye yardım etmeyeceğim...ben artık melek
değilim...ben artık dileğim...
BİLİYORUM TEK SUÇLU BENİM.
11,01,2009 dilek bağcı___19,39
GÖZLER KALBİN ELÇİSİDİR KADIN AŞKIN İFADESİDİR
2/1/2009 · Kategori: KADINLARIN HAYALLERI
gözler kalbin elçisidir..
güzel şeyleri sever....hep onları izler...ve göremediğinde hasretlere vuslatlara yol gider...ama kalbin esas sahibini unutmamak lazım....unutmayalımlı şu gözlerimizin gördüğü bütün güzelliklerin yaratıcısıdır...ve her her şey onun dur....benm aşkım sa kalbimse yalnızca onadır....gelip geçiçi ben gelip geçiçi dünya kullarına kanmadan ...
aşkımı ayrı tutarak yaşamasını bilirim....
allahım doğru yoldan ayırmasın...herkezin doğru yolu bulması ..bulanların ayrılmamasını dilerim yüce allahımdan....
daha yeni yaşadığım bir olay.....26 yaşında genç bir kız...öğretmen olmuş..kpss..sınavlarına hazırlanıyor....ve bir yıl önce arkadaş olmuş yanımda çalışan bir delikanlıya.....geçen gün...ona süpriz yapmak için gelmiş...merhaba dedi...hakkı nerde...sonrada göremeyince....yok dedim işi bıraktı ..üç gün oldu....nasıl dedi dün konuştuk gece bana çalışıyorum çok yorgunum dedi...olamaz şaka dedi...dedim değil...ve kız bayılmak üzereydi...inanamamıştı....

ağlamaya başlayan kız hıçkırıklarla konuşamadan ağlamaya ve bana yalvarmaya başladı...nerde...bulun ....nolur...ben onu çok seviyorum onsuz yaşayamammmm......yalvarıyordu bana....bense aradığımda ...duyduğum...şuydu....kov mağazadan ne hali varsa görsün...ben ayrıldım ondan....allah korkusu olmayan bi adam ifal ettiği bir kızı habersizce ortada bırakmış....tı....
kıza söyleyemedim...öyle şeyler anlatıyoduki...bi ara şaşırdım ve ...azarlamak zorunda kaldım....bana dediki...intihar ederim onsuz yaşayamammm.....kalbim acıyo dayanamıyorum...bıraktı beni...ben yalnızım kimsem yok ...yapamam yaşayamam....
çok üzülmüş ama çok kızmıştımki.....sen cehennemi duydunmu hiç....sen seni yaratanı bilirmisin...seni doğuran ananın çektiğini bilirmisin ki.....sen nasıl bir dünya delisine inanarak hayatına son verirsin...hani senin inançların...dedim.....
biliyorum ama yağpamam o benm herşeyim...şu kalbimin acısını dindirmeliyim...dayanamıyorum yaşayamam...diyor başka bir şey demiyordu...sevgisi belliydi ancak .....durmayan gözyaşı kalp atışları herşeyi anlatıyordu..ama benim yapacak yada diyecek sözüm kalmamıştı....gereken herşeyi söylememe rağmen o yok oluşa yol gidiyordu artık....
bu yaşanmışlık....ibadetten ve gerçek inançlarından uzaklaşan ...dünyanın kehaneti güzelliğini mutlu yaşam sanmaya başlayan bir insanlık timsali o kız örnek oldu gözlerimde....
inançlarımızdan uzaklaşmak bizi ihanete sürükleyen yoldur arkadaşlar....doğru yoldan ayrılmayalım....nasıl yaratıldığımızı ve beden ölümünden sonra neler yaşayacağımızı unutmayalım ki dünya gelip geçiçi bizim gerçek huzur-i mutluluğumuz ancak ve ancak din yolundan geçer...herşey onun izninledir ki...izin için dualarınızı hergün tekrarlamak ve ibadet etmekten bedenlerimizi gönüllerimizi uzak tutmayalım...dünya borcu kimlerindir bilirmisiniz arkadaşlar...ahiret borçlularınınnnn.....
yanlışım varsa affola....gözlerimizin kalplerimizi yanıltmaması dileklerimle....sevgiler....
bir kadın hayatınının aşkın savaşları
2/1/2009 · Kategori: KADINLARIN HAYALLERI
insanoğlu çok şey yaşıyor bu hayatta.....
bende ölümlerden dönen bir aşkla yıllarca yaşadım....
ve kararlarımı değiştirip uzaklaşmak yerine....
üzerine gittiim...derinlerde yaşadığım deli gibi bir aşk vardı ellerimde....
ve hiç bir aşk öğrendim ki yerini tutamıyor...
ve yapılması gerkenleri düşündüm gönlümce....
belkide çok uzaklaşmıştık....hayat bizi çok yıpratmıştı...
uzak kalmak en iyisiydi....arkadaşlarda yeni insanlarda sanki dertler bitiyordu...
kendimizi kandırmaya çalışmayalım...en yakınımız hep en yakınımızda yaşayandır...
bazen çareler elimizin altındadır da biz görmeyiz....neden bilinmez...
kolay varken neden zoru seçeriz oda bilinmez....
ve derinlere indim....aşkımı ordan tutup çıkardım....
dedimki sen hayatımın mecburiyeti değil...yıllar önce herşeyimi adadığımsın...
seni kaybetmek değil kazanmak istiyorum...

başka yolları gördüm...yürüyemedim....kanamadım....kanmadı- m....
yalandan riyadan entrikalardan sahtelerden uzak kalmaktı benim yaşam amacım....
ve o benim için en doğrusuydu...
yıllar önce ben buna karar vermiş ve her şeyi olduğu gibi kabullenmiştim...
şimdilerdeki huzursuzluğa meydan verende bendim....
kendimi sürüklemek yerine bilinmezliklere....ben aynı yolda yürümeyi tercih etttim....
ve inan o aşkı aldım derinlerden suyun üzerine....
ve nefeslerimi verdim...yıllarım gibi....
geçmiş geleceğime ayna tuttum...
ve biliyomusun...nefes aldı......kazandım.....şimdilerde hayatım aşk....
eskiden daha güzel ....eski yeni biarada...tıpkı pahaşlı bir antika eşye gibi...
herkezin alamadığı...değer biçilemeyen....aşkımdı hayatım karar verdim...anladım...
zor değil yaşamak ama anlamak zor işte....hayatın cilvelerine kanıp gitmemeli...
benim hayatım aşkım...kızım...canlarım....ailem...
ve sonuç...........mutlu aşk dolu huzurlu bir yuva.......
04,07,2008